Başbakan Yıldırım'dan Seçim Açıklaması
19.04.2018
Cumhurbaşkanı Adayımız Erdoğan'dır
19.04.2018
Galatasaray Avrupa Şampiyonu
19.04.2018
Anasayfa > Haberler > Pensilvanya'daki Sen de Geleceksin
Pensilvanya'daki Sen de Geleceksin
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şu ana kadar 80 tanesini FETÖ'nün yurt dışından aldık geldik. Pensilvanya'daki sen de geleceksin. İstediğin kadar sağa sola yalpala." dedi

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Maltepe 6. Olağan ilçe kongresinde konuştu.

 

"İstanbulun çehresini değiştiren hizmetlere imza attık"

Erdoğan, İstanbulun her köşesi gibi Maltepenin de cumhuriyet dönemindeki şehirleşme sıkıntılarının tamamını yaşamış bir ilçe olduğunu aktardı.

 

Salondaki gençlerin "Reis bizi Afrine götür." tezahüratı üzerine Erdoğan, "Gençler, hep görüşüyoruz. İhtiyaç olduğu anda önce ben elbiselerimi, her şeyimi kuşanacağım, ondan sonra da Haydi yürüyoruz. diyeceğim. Bak burada Mehmetçikler var, burada Şerife Bacılar, Nine Hatunlar var. Hep beraber yürüyeceğiz." diye konuştu.

 

Erdoğan, eski ile yeninin, klasik ile modernin iç içe geçtiği Maltepenin 1994ten bu yana geçirdiği değişimin en yakın şahitlerinden biri olduklarını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

"İlçenin ortasından geçen D-100 Karayolunun aşağı kesiminde bir başka, üst kesiminde bir başka dünyanın olduğu Maltepeyi getirdiğimiz hizmetlerle adeta bütünleştirdik, birleştirdik ve bugünkü Maltepeyi inşa ettik. Şimdi bu Maltepeyi ihya ediyoruz. Maltepe ile birlikte tüm İstanbulun çehresini değiştiren hizmetlere imza attık. Dün Avcılar ilçemizin kongresinde İstanbula yaptığımız hizmetleri, yatırımları özetle anlatmıştım, bugün Maltepede de bazılarını tekrar etmekte fayda görüyorum. İstanbulun nüfusu neredeyse iki kat arttı. Göreve geldiğimde İstanbulda nüfus 7,5 milyondu ama şimdi İstanbulun nüfusu 15 milyon oldu. Nereden nereye... İki kat artmış olmasına rağmen, yollar kilitlenmediyse, ulaşım akıcıysa bu yaptığımız yatırımlar sayesindedir."

 

Vatandaşlara "Marmaraya biniyorsunuz değil mi?" diye soran Erdoğan, "Binmeyenler var mıdır? Bay Kemal binmiyordur ya. Avrasya Tünelini kullandık değil mi? Niye Avrasya Tüneli? Çünkü ecdadımız Fatih, gemileri karadan yürüttü. Biz de dedik ki Dedemiz Fatih gemileri karadan yürüttüğüne göre biz de denizin altından raylı sistemi de yaparız, otomobilleri de denizin altından yürütürüz. Çünkü bize yakışan odur ve bunu başardık." diye konuştu.

 

"Tüm insanlara aynı nazarla bakıyoruz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yavuz Sultan Selim Köprüsünü yaptıklarını hatırlatarak, "Yavuz Sultan Selim Köprüsünü yaptık da referandumda bölgedeydim. Cumhurbaşkanlığı malum külliyesi orada. Şöyle baktım ki bizim teşkilatımızın orada seçim kampanyasıyla ilgili çadırı var. Şöyle bir selam vereyim dedim. Onlara selam vermek için indim. Arka tarafta da baktım da ana muhalefetin çadırı var. Bizim kardeşlerimize dedim ki Ben onlara da bir selam vereyim. Ayıp olur. Çıktım bir de onlara selam verdim. Ne deseler beğenirsiniz? Ne yaptınız ki? Oradan bir tanesi dayanamadı o dedi ki Peki bu köprüye niye Yavuz Sultan Selim Köprüsü adını verdiniz? Ne olacaktı? dedim. Kendi adını verseydin dedi." ifadelerini kullandı.

 

Bu sırada salondakilerin "Yaylalar, yaylalar" tezahüratları üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:

 

"Yaylara her zaman çıkarsın ama Yavuzun atlarıyla beraber Hicaza gidişine ulaşamazsın. O Yavuz ki Hicaz Demiryolu için adımları attı ve enteresandır Cuma hutbesinde hoca, Yavuz Sultan Selimi Hakim-ül Haremeyn diye takdim etti. Elini kaldırdı ve kalktı dedi ki Ben Hakim-ül Haremeyn değil, Hadim-ül Haremeynim. Ne demek bu, yani iki haremin hakimi değil, iki haremin hizmetkarıyım dedi. Böyle bir padişahın, Yavuz Sultan Selim Köprüsüne adını vermekten daha güzel bir görev olur mu? Onların o şanına yakışır böyle bir isimle, orayı isimlendirmek, bu torunlarının en büyük görevidir ama tabii bu soruyu soran mezhepçi bir yaklaşımla soruyordu. Onun bu yaklaşımı mezhebiydi ama biz hiçbir zaman mezhepçi olmadık. Biz tam aksine yakışan neyse onun adımlarını attık. Çünkü biz bu ülkede yani Şurada şu mezhepten olanlar var, burada şu mezhepten olanlar var bu ayrımı yapmadık, yapmayacağız. Hizmetlerimizi götürürken Alevi, Sünni ayrımı yapmadık. Tüm milletimize bu hizmetleri götürdük. Öyle mi? Her şey ortada. Şimdi Maltepenin Şu mahallesinde şunlar var deyip Oraya suyu götürmeyelim dedim mi? Demedik. Buralarda susuzluk almış başını gidiyordu. Doğalgaz yoktu. Hepsine doğalgazı götürdük mü? Götürdük. Niye? Hepsi benim vatandaşım. Biz yaratılanı Yaradandan ötürü sevdik. Ayrım yapmadık. Varsın onlar yapsın biz yapmayacağız. Çünkü biz tüm insanlara aynı nazarla bakıyoruz."

 
"Önemli olan bu hizmetler milletimedir"

Erdoğan, İstanbulu İzmire bağlayacak otoyolun yapımının sürdüğünü, orada CHPli belediye olmasına rağmen "Oraya biz otoyol yapmayalım" demediklerini söyledi.

 

Osmangazi Köprüsünü de yaptıklarını, şu anda oraya milyarlarca dolarlık yatırım sağladıklarını anlatan Erdoğan, "CHPli belediye var dedik mi? Demedik. Niye? Orada benim insanım yaşıyor. Önemli olan bu hizmetler milletimedir. Bu hizmetler ülkemedir. Bundan sonra da böyle devam edecek." dedi.

 

Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale-Balıkesir otoyolu çalışmalarının devam ettiğini hatırlatan Erdoğan, "Çanakkalede CHP belediyesi var. Tekirdağda aynı şekilde CHP belediyesi var. Bu hizmetleri oraya götürme dedik mi? Yok. Onları da yaptık. Bizden önceki CHP iktidarlarında buralara böyle hizmetler gitti mi? Hayır. Ama biz yapıyoruz. Niye? At denize, balık bilmezse Halik bilir." diye konuştu.

 

"İsteseler de istemeselerde Kanal İstanbulu yapacağız"

Avrupa-Asya 1915 Çanakkale Köprüsünün inşaatına başladıklarını, ayrım yapmadıklarını belirten Erdoğan, yüksek hızlı trenle İstanbulu Ankaraya, Eskişehire, Konyaya, Kocaeline, Sakaryaya, Bilecike bağladıklarını hatırlattı.

 

İnşaası süren yeni hatlarla Sivastan, Antalyaya, İzmirden Adanaya, Gaziantepe kadar ülkenin dört bir yanına hızlı tren hatlarıyla ulaşmanın mümkün hale geleceğini ifade eden Erdoğan, dünyanın en büyük havalimanını da İstanbulda inşa ettiklerini, ilk etabını bu yıl sonuna doğru hizmete açacaklarını, bu havalimanının yıllık 90 milyon yolcu kapasitesiyle hizmete gireceğini kaydetti.

 

Erdoğan, dünya çapında bir proje olan Kanal İstanbulun ön çalışmalarının sürdüğünü, yakında ihalesinin yapılacağını dile getirerek, "Bazıları onunla ilgili ileri geri konuştu. Boğazda olan kazayı gördünüz, duydunuz. Bunun ne kadar önemli olduğunu çok açık net herşey ortaya koyuyor. İsteseler de istemeselerde Kanal İstanbulu yapacağız." dedi.

 

"2020 yılına kadar metro uzunluğunu 355 kilometreye çıkaracağız"

Raylı sistemlerin, İstanbulun ulaşımında son dönemde yaptıkları en büyük atılımlardan biri olduğunu belirten Erdoğan, daha bir kaç ay önce Üsküdar-Ümraniye metrosunu hizmete açtıklarını, 2012 yılında hizmete açtıkları Kartal-Kadıköy metro hattının aynı zamanda Maltepenin de bir metro hattı olduğunu ifade etti.

 

Haydarpaşa-Gebze arasında çalışan banliyo hattını da yeni yatırımlarla modernleştirerek önemli bir ulaşım alternatifi haline getirdiklerini anlatan Erdoğan, bugüne kadar İstanbula 17 kilometrelik tünel, 160 kilometrelik metro hattı inşa ettiklerini, hedeflerinin 2020 yılına kadar tünel uzunluğunu 68 kilometreye, metro uzunluğunu 355 kilometreye çıkarmak olduğunu kaydetti.

 

Erdoğan daha sonrası için de 120 kilometre yeni tünel, 650 kilometre metro hattı projelerinin olduğunu belirtti.

 

"İstanbula 51 hastane kazandırdık"

Sağlıkta, İstanbulu sadece Türkiyenin değil, dünyanın sayılı merkezlerinden biri haline dönüştürdüklerini aktaran Erdoğan, "Son 15 yılda İstanbula 51i hastane, 127 yeni sağlık tesisi kazandırdık. Yatırım bedeli 5 milyar lirayı aşan 16 yeni sağlık merkezinin inşaası sürüyor. Şehrin her iki yakasına da ayrı ayrı toplam 7 bin yatak kapasiteli iki dev şehir hastanesi planladık. Bir tanesi Başakşehir hastanesi inşa ediliyor. İkincisi Sancaktepe hastanesi hazırlıklar sürüyor, ihalesi yapılacak." diye konuştu.

 

İstanbulun konut kalitesinin yükseltilmesinde TOKİ öncülüğünde yürütülen projelerin büyük payı olduğunu vurgulayan Erdoğan, son 15 yılda TOKİ vasıtasıyla İstanbula 156 bine yakın konut kazandırdıklarını, restorasyonlar, aslına uygun yenilemeler, kadim mimariye uygun yeni projelerle İstanbulun tarihi mirasına sahip çıktıklarını söyledi.

 

"CHP demek hava kirliliği demektir"

İçme suyu ve temizlik sorununun İstanbulun eskiden en büyük derdi olduğunu anlatan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

 

"Gençler bilmeyebilir, orta yaş ve üzeri kuşak, şehrin adeta korktuğu o günleri iyi hatırlar. Bugün İstanbul, ülkemizin içme suyu sorunu olmayan büyük şehirlerinden biri haline geldi. Burada susuzluğun olmadığını siz yaşamadınız. Küvetlere su doldurulurdu. Benzin istasyonları gibi içme suyu istasyonları kurulmuştu. Elimizde bidonlarla su taşıyorduk. Kimden almıştık o İstanbulu? CHPden almıştık. CHP demek susuzluk demektir. CHP demek çöp dağları demektir. CHP demek hava kirliliği demektir. Bunları onlarla yaşadık. Görevi devraldığımızda İstanbulun hava kirliliği felaketti ve geldik 1 milyon 250 bin aileye doğalgazı bağladık. Hava kirliliğini ortadan kaldırdık. Istranca, Yeşilçay ve Melen projeleri başta olmak üzere, pek çok yatırımla su meselesini kökünden kazıdık.

 

Şu anda boğazın altında Ömerliden Avrupa yakasına su gidiyor. Niye? Alternatifler olsun. Olur ya bir sıkıntı yaşarsak, bir tarafta sıkıntı olursa öbür taraf. Hemen bypass etmek suretiyle su gönderebilelim. Boğazın altını sadece ulaşım değil, su borusu tünelleriyle de geçtik."

 

Erdoğan, İstanbula 21 milyon yeni fidan dikerek, şehrin yeşil vasfını geliştirdiklerini anlattı.

 

"Yüksek öğretim yurdu kapasitesi 3 yılda 2 katına çıkacak"

Sayıları 57ye ulaşan yüksek öğrenim kurumları, 34 bin dersliği ve buralarda okuyan 890 bin üniversite öğrencisiyle İstanbulun dünyanın en önemli eğitim öğretim merkezi olduğunu belirten Erdoğan, şu anda Maltepede Maltepe Üniversitesinin bulunduğunu, şimdi kendisinin de mezun olduğu Marmara Üniversitesinin de geleceğini anlattı.

 

Erdoğan, yer tahsisinin yapıldığını, proje çalışmasının bitmek üzere olduğunu, böylece Türkiyenin en büyük üniversitelerinden biri olan Marmara Üniverstesinin de Maltepeye gelmiş olacağını kaydetti.

 

İstanbulun şu an 14 bin 500 olan yüksek öğrenim yurdu kapasitesini gelecek 3 yılda 2 katına çıkaracaklarını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

 

"İstanbula hizmet etmek aşk ister, sevda ister. Bunlarla birlikte proje, yatırım, vizyon ister. Biz önce Büyükşehir Belediye Başkanı, sonra Başbakan, şimdi de Cumhurbaşkanı olarak İstanbula böylesine büyük bir tutkuyla hizmet ediyoruz. Çünkü bu şehir bize ecdadın emanetidir.

 

Ne diyor şair; Cihanın yarısı gök / Önünde şehit şehit durmuşuz / Cihanın yarısı İstanbul/ Almışız. Bu şehri cihanın yarısına denk gören ecdadımızın sevdiği gibi sarıldığı gibi koruduğu gibi İstanbula sahip çıkıyoruz. Biliyoruz ki İstanbula sahip çıkmak için Türkiyeye sahip çıkmak zorundayız. Biliyoruz ki Türkiyeye sahip çıkmak için kadim yurtlarımızdan başlayıp, evlad-ı fatihan olan, Avrupanın içlerine, Kafkaslardan Afrikanın ortalarına kadar geniş bir coğrafyada sesimizin duyulması gerekiyor. Biliyoruz ki 81 milyon vatandaşımızın geleceğine güvenle bakabilmesi, kalplerini ve gözlerini bize dikmiş yüz milyonlarca kardeşimizin dualarında yer almamıza bağlı. Siyasi hayatımız boyunca hep bunun mücadelesini verdik."

 

Gençlik kollarında, sivil toplum kuruluşlarında koştururken, bir hayali olduğunu anlatan Erdoğan, "Sonra il başkanı olduk, genel merkez organlarında görev aldık. Hayalimizi bir adım öteye taşıyarak projelendirdik. Belediye başkanı olduk. Önce İstanbulda ardından da imkanlarımız nispetinde ülkemizde ve dünyada bu projeyi adım adım uygulamaya başladık. Başbakan olduk. 11 yıl boyunca her yerde, her konuda ve her alanda Türkiyeyi büyütmenin, güçlendirmenin ve kalkındırmanın gayreti içinde olduk. Cumhurbaşkanı olduk. Gençliğimizden beri peşinde koştuğumuz davamızın adını koyduk." diye konuştu.

 

"Hedef Kızıl Elma"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partililerle Rabia işareti yaparak, "tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet" sloganını tekrarladı. 81 milyonun tek millet olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Bizi bölemeyecekler. Bayrağımız; alternatif tanımayız. 780 bin kilometrekareyle tek vatan. Devlet, tek devlet ama bunun için neye ihtiyacımız var? Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız. Türkiye işte bu ilkeler ışığında ulaştığı her hedefinin bir sonrakini ifade eden Kızıl Elmasının peşinde olacak." diye konuştu.

 

Erdoğanın "Hedef?" şeklindeki seslenişine salonda bulunan gençler, "Kızıl Elma" cevabını verdi. Erdoğan, "O Kızıl Elma ne biliyor musunuz? O İlayı Kelimetullahtır. Ona çalışacağız." ifadelerini kullandı.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

 

"Suriye ve Irak başta olmak üzere merkezinde yer aldığımız bölgedeki tüm gelişmeleri işte bu vizyon ışığında değerlendirdiğimizde her şeyin Allahın izniyle yerli yerine oturduğunu göreceksiniz. Afrin, ne oldu? Şu anda salona girerken rakamları alayım istedim. Aldım. Afrinde etkisiz hale getirdiğimiz terörist sayısı 4 bin 163 oldu. Bu Afrinde. Kuzey Irakta ne kadar terörist etkisiz hale geldi? 337. Zahoda Hakurkta vesaire. Yurt içinde Cudide, Gabarda, Bestler Derelerde Tendürekte ne kadar terörist etkisiz hale geldi? 190. Durmak yok, yola devam. Onlar kaçacak biz kovalayacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun."

 

"Yatırımlar sayesinde mücadeleyi kazandık"

Erdoğan, AK Parti Maltepe 6. Olağan İlçe Kongresi öncesi, Müzahir Sille Spor Kompleksi önünde halka seslendi.

 

Görevde oldukları 16 yıldır hizmette mümkün olduğunca kusur etmemeye çalıştıklarını belirten Erdoğan, Türkiyeyi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkarmaya gayret ettiklerini söyledi.

 

Ülkeyi 16 yılda 3,5 kat büyüttüklerini aktaran Erdoğan, göreve geldiklerinde 3 bin 400 dolar olan kişi başına milli gelirin bugün 11 bin dolara çıktığını kaydetti.

 

Son günlerde birilerinin, "Biz yatırımları durduracağız." dediğini belirten Erdoğan, "Niyeymiş? Çünkü yatırımlar üretmiyormuş. Şimdi buradan sadece bir soru yeterli. Göreve geldiğimizde 36 milyar dolar ihracatı olan Türkiyenin bugün 160 milyar dolar ihracatı var. Üretime yönelik, bir ihracatı yapabilir misin? Var ki üretim ihraç edebiliyorsun. Olmasaydı bunu yapamazdın ama biz bunu yapıyoruz. Bugün savunma sanayinde, elhamdülillah kendimizi savunabilecek ürünlere sahibiz. Bunlar öyle kolay kolay olmadı. Zırhlı taşıyıcılardan tutunuz, hamdolsun MPlere varıncaya kadar, insanlı silahlı, silahsız hava araçlarına varıncaya kadar, bunları üreten bir Türkiye var? Bunları nereye koyacaksın? Bunlar ne işe yarıyor?" ifadelerini kullandı.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Fırat Kalkanı Harekatı ve Afrinde bu yatırımlar sayesinde mücadeleyi kazandıklarını da vurgulayarak, "Şu an itibarıyla Afrinde etkisiz hale getirilen terörist sayısı 4 bin 200e yaklaştı. 4 bin 200. Bu teröristlerle mücadeleyi işte bunlarla yapıyoruz. Bu mücadeleyi burada Afrinde bu kararlılıkla yürüten Mehmedimiz, bu imkanlarla güç buldu, kuvvet buldu ve böylece de hamdolsun bu zafere ulaştılar." dedi.

 

Daha yapacak çok işleri olduğunu belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

"Göreve geldik, bizim IMFye olan borcumuz neydi? Düşünün 23,5 milyar dolardı. 2013 senesine geldik, IMFye borç kaldı mı? Sıfırladık. Üreten ekonomi yok. diyenler, elinize dilinize dursun? Üreten ekonomi olmasaydı sen IMFye olan borcu sıfırlayabilir miydin? Bugün Ekonomi kötü. diyenler. İşte alın size bir rakam. Bu kadar basit. Merkez Bankasının döviz rezervi 27,5 milyar dolardı ama şimdi 120 milyar dolara ulaştı. Nereden nereye... Çalışıyoruz ya. Bay Kemal çalış senin de olsun ama olmaz. Şimdi Bay Kemal tapusuz yerlere tapu dağıtacakmış. Nerede bunlar ya? Cebinde mi neyi dağıtıyorsun? Bunlar hep böyle zaten hayatları boyunca dağıttılar. Kimi? Kendilerini dağıttılar, kendilerini... Halkımıza verdikleri bir şey var mı? Yok. Bugün var mı? Yine yok ama yalanın bedeli var mı? Bunlarda akşam yalan, sabah yalan, hep böyle gidiyorlar ama bununla da bir yere varmak mümkün değil."

 

"Kapım size hep açık"

Erdoğan, vatandaşlardan bazılarının Cumhurbaşkanlığı Külliyesini görmeyi istediklerini söylemeleri üzerine, "Seve seve, kapım hep açık. Oraya sadece Bay Kemal Gelmem. diyor. Gelmezse gelmesin ama size kapı açık, orası cumhurun evi, halkın evi, milletin evi. Orası benim şahsi mülküm değil, sizin, sizin. Orası milletin evi. Milletin evine tabii ki millet gelecek. Biz de sizleri başımız gözümüz üstünde orada misafir edeceğiz. Arkadaşlarım sizi bütün külliyede gezdirecekler. Elhamdülillah bu milletin iftihar edilecek nasıl bir yeri varmış bunu görmüş olacaksınız." dedi.

 

Vatandaşlarla Rabia işareti yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatanı bölmek için terör örgütü PKKnın çok uğraştığını belirterek, şöyle devam etti:

 

"PKK çok uğraştı. Ne dedim hatırlayın o günleri. İnlerine gireceğiz, inlerine... dedim. Girdik mi? SİHAlarla girdik, İHAlarla girdik, F16larla girdik. Kuyruklarını bacaklarının arasına sokup kaçtılar. Nereye? Suriyeye kaçtılar. Fırat Kalkanında yakaladık, Afrinde yakaladık, yerlerin altında gördünüz değil mi hazırladıkları tünelleri? Oralarda vurduk. Cudide vurduk, Gabarda vurduk, Tendürekte vurduk, Bestler Derelerde vurduk. Vuracağız, vurmaya devam edeceğiz. FETÖ, o da kaçtı. Nereye kaçtı? Dünyanın değişik ülkelerine. Kosovada yakaladık 6 tanesini, aldık, geldik, şimdi buradalar. Bitmedi Gabona gittiler, 3 tanesini alıp geldik. Şu ana kadar 80 tanesini FETÖnün yurtdışından aldık, geldik. Onları da kovalayacağız. Pensilvanyadaki sen de gideceksin. Sen de geleceksin. İstediğin kadar sağa sola yalpala. Biz bu vatanın vatansever evlatlarıyız. Biz ölürsek burada öleceğiz."

 

"Allah koruduktan sonra başka koruyucu yoktur"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz gecesi yaşadığı bir olayı da şöyle anlattı:

 

"İşte 15 Temmuz gecesi birileri bize, güya dostluk adına, Ben sizi buradan Rodosa götürebilirim. dedi. Dedim ki Hayır. Bize bu topraklarda ölmek yaraşır. Onun için biz buradan, şimdi ben hemen uçağa geçelim, nereye gideceğimi uçakta söyleyeceğim. Bindik uçağa, son ana kadar pilot nereye gideceğimizi bilmiyordu. Son anda dedim ki İstanbul. İstanbula geldik, hamdolsun, binler, onbinler bizi bekliyordu. F16lar üzerimizdeydi, helikopterler üzerimizdeydi. Ne oldu? Biz Allahtan başka galip yoktur, dedik, Rabbime sığındık, işi bitirdik. Bir de biliyorsunuz, Allah koruduktan sonra başka koruyucu yoktur. 251 şehidimiz oldu, 2 bini aşkın gazimiz oldu. Hepsi şehitlerimiz cennette. Onları inşallah aileleriyle Peygamberimize en yakın makamda Rabbim misafir ediyor. Rabbim bizlere de o makamı inşallah lütfetsin. Biliyorsunuz, Şehitler Tepesi hiçbir zaman boş değil."

 

Mehmet Akif Ersoyun "Çanakkale Şehitlerine" adlı şiirinden dizeler okuyan Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti devletinden başka devletin olmadığını ve onu koruyacaklarını bildirdi.

 

Bunu yapmak için de birbirlerini çok seveceklerini dile getiren Erdoğan, bu yapılınca yıkılmayacaklarını vurguladı.

 

Erdoğan, mart ayında Maltepe Belediyesini de yeniden almak istediklerini söyledi.

 

Konuşması sırasında Erdoğana, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Mustafa Ataş ve Erol Kaya, AK Parti İl Başkanı Bayram Şenocak, Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal da eşlik etti.



   
Tweetle Facebookta Paylas
 
 
BAŞKAN DERİNCE KURUMSAL BİLGİ HİZMETLERİ PROJELER E-BELEDİYE İLETİŞİM
Özgeçmiş
Başkanın Mesajı
Başkana Mesaj
Fotoğraf Albümü
Muhtarlarımız
Tarihi
Nüfus
Vizyon
Misyon
Komisyonlar
Yönetim Şeması
Belediye Encümeni
Başkan Yardımcıları
Müdürlükler
Bilgi Edinme
Kent Rehberi
Vapur Saatleri
Başvuru Takip
Online Ödeme
Duyurular
Online İmar Durumu
Online Harita
Beyaz Masa
Derince Kurumlar
Faydalı Linkler